CHOUETTE’LER (ŞUET’LER) – Şuet Etme Ne Olur Çalış Senin de Olur 😊

İlk yazımda sizlere turnuva oyunculuğunun dezavantajlarını ve neden o yolla para kazanılamayacağını yazmıştım. 2. Oyun opsiyonumuz olan şuet’ler hakkında turnuvalar kadar karamsar olmasam da gene sizin içinize su serpmekten çok uzak bir izlenim vericem. Bu yazının sonunda turnuvalar kadar şuet’lere küsme ihtimalinizde yüksek. O zaman ne oynayalım be adam der dediğinizi duyar gibiyim. Onun için galiba üçüncü yazıyı beklemeniz gerekebilir.

Bu yazıyı okuyanların profesyonel ya da ona yakın seviyede bir tavla oyuncusu olduğunu kabul ettiğim için, bütün okuyucularımızın şuet’in ne olduğunu bildiklerini varsayarak, tanım kısmına hiç girmeden yoluma devam edicem. Çünkü o başlı başına bir yazı olur. Sizin pro oyuncu olduğunuzu ve master (PR’ınız < 6) olduğunuzu düşünürsek şuet grubunuzda yasayacağınız sorunlar, elde edeceğiniz profit’lerden çok daha fazla olucak. Bu sorunları başlıklar halinde tanımlarsak,

• kaptan’a bırakılan yüklü küpler ve göz göre göre yapılacak blunder’lar,
• kasada olduğunuzda döndürdüğünüz küp hacminin yanda veya kaptan olduğunuz zamankinden çok daha yüklü olması,
• yüklü miktarda hacim kaybeden insanlardan çıkacak eksik meblalar ve hazırlıksız gelmeler,
• cafe sahibiyle (ki ekseriyetle bu arkadaş daha yeni tavlaya ısınmaya başlıyan bir fish’dir – acemi oyuncu), çıkacak gürültü patırtı, ödeme ve yetersiz yiyecek tüketimi,
• pro arkadaşınızla bile oluşacak bet kavgalarını sonuçlandırmaya yönelik girişimler esnasında kaçırılan yeni oyun pozisyonları ve
• oyunun son derece ultra-hızlı akışından kaynaklanan XG bazında kontrol etmeye imkansız kılan muallak hamleler gibi örnekleri verebilirim.

Şimdi bu sorunları detaylıca irdeleyelim. Bir kere her zaman oyunun hakimi siz değilsiniz bu oyunda. Mesela yancısınız (takımda ama kaptan değilsiniz), küp epey yükseldi ve oyuna usta oyuncu olarak müdahale şansınız teorik olarak var. Ancak hamle kararını takım kaptanı olan oyuncu nihayetlendireceği için sizi yüklü bir küpte kaybettirebilir. Muhtemelen bu arkadaş master olmayacağı için bet’inize de (pozisyonun XG ile analizi neticesinde doğru hamleyi bilen oyuncunun para kazanması) cevap vermeyecektir, yani kaybettirdiği sayılar size de girecektir 😊 Çok nadiren, uyumlu, söz dinleyen, iyi oyuncuya veya hamleye saygısı olan kişiler vardır. Bunlar da maalesef bir elin parmaklarını geçmeyeceği gibi oyun artık ego çatışmasına dönebilecektir. Burada kaptana hamlenizi güzellikle teklif etmeyi, çok fazla muhalefet olmadan öneriler yapmayı deneyin, size bakış açısında olumlu bir artma olacaktır. Zaten XG bazlı (yani teknik analize kıymet veren) bir arkadaş ise sorun yok, oyunun değeri kadar bir bet ile kargaşayı engelleyebilirsiniz.

Bu oyundaki en büyük problem küp hacminin lineer (doğrusal) olmadan değişiklik göstermesidir. Aslına pro-gamer (profesyonel oyuncu olmak, kumarbaz değil) felsefesinin en önemli düşmanlarından biri hatta birincisi budur. Asla ama asla pot’u (birim oyunun meblasını) değiştirmeyin! Böylece iyi oyuncu uzun vadede hep kazanır. Ama maalesef chouette bunu engelleyen yegane oyundur. Kaptanken veya yancıyken aldığınız verdiğiniz birim karedeki sayı, asla kasadayken yani bütün ahaliye karşı oynadığınız küp hacmini kompanse etmez. Örnek verecek olursam, kasada totalde 1 oyunda küpler büyüdü, beaver ve racoon’lar oldu, akabinde de redouble’lar çekildi (abartıyorum ama bunlar oluyor) ve sonucunda siz 150 sayıyı 1 oyunda kazandınız veya kaybettiniz. Sonra yan taraftan too good’da gelen bir küpü paslasanız n’olur alsanız n’olur! Gelen ya da giden 150 sayıdan sonra 2 sayının lafı mı olur! Dolayısıyla iyi oyuncu uzun vadede kazanır mantığından tamamen uzaklaştık, bu oyunu tamamıyla kasada olduğunuz süredeki şans durumunuza bağladık, bu da bizim tercih ettiğimiz bir durum asla olamaz, olmamalı!

Chouette’ler genelde ülkemizde devamlı olamamaktadır. Bunda mekan sorununun etkisi büyüktür. Şuet oyuncuları genelde gün boyunca oyuna çok kanalize oldukları için ve çok uzun saatler boyunca aralıksız oynadıkları için çok fazla yeme, içme ve tüketim yapmazlar. Bu da kafe sahibinin hoşuna gitmez. Genelde kafe sahipleri de ülkemizde şuet oyuncuları oldukları için kazanırlarken bu duruma aldırış etmezler. Ekside oldukları gün homurdanmaya başlarlar ve ektra rake, komisyon, ganyot gibi oyuncudan oyun başı, gün başı para alma yöntemine giderler. Bir de ekseriyetle oyunları da zayıf olduğu için uzun vadede bu sorunlar büyür ve mekan değişiklikleri kaçınılmaz olur. Bana göre chouette’lerin özel evlerde ya da umuma kapalı bölgelerde oynanması daha sağlıklıdır.

Son olarak oyun çok hızlı aktığından ve bütün gün oynandığından dolayı, genelde birçok hamle XG’den kontrol edilmez ve doğru hamlenin ne olduğu öğrenilmez. Buna hem zaman hem de takat yoktur. Bazı hamleleri bota girerken de diğer oyunun önemli noktaları takipten kaçabilir. Dolayısıyla öğrenmek ve çalışmak açısından da çok uygun bir oyun değildir chouette! – (editör’ün önerisi: kamera kaydı yapılıp hamle saati not alınırsa sonradan bakılabilir).

Gelelim en önemli dezavantajına! Küp aksiyonlarının unlimited’a uyarlı olmasından score game’deki, yani turnuva maçındaki küp kararlarınızı darmadağın eder. Her bir oyun Money game şeklinde oynandığı ve birbirinden bağımsız olduğu için skor pası veya take’i diye bir kavram yoktur. Maçtaki 0-0 skoruna benzer. Unutulmamalı ki maçta 2 farklı gerideyken no double olabilen bir pozisyon, 1 farklı gerideyken take, berabereyken pass’a evrilebilir. Bu yüzden chouette oyuncuları maçlarda çok zorlanırlar. Siz de hangi kulvardan yürüyeceğinizi iyi seçin.

Bu oyun gerçekten çok zor bir oyundur. Kolay veya tek bir hamle varmış gibi gözüken oyunlarda bile hiç beklemediğiniz bir seçenek doğru çıkabilir. Veya gelen çok zor bir küp aksiyonunda cevabınızı vermeniz dakikalarca sürebilir. Grup içinde oynanan ve ekseriyetle alaylı diye tanımlayacağımız grubun sizi acele ettirmeleri, çabuk cevaplara ittirmeleri sizin oyununuzu gram geliştirmeyeceği gibi o pozisyonlarda vereceğiniz doğru kararları negatif etkiler para kaybetmenize sebep olur.

Son olarak bu kadar negatif yönünün yanında hiç mi artısı yok bu şuet’in? Tabi ki de var ki insanlar oynamaya devam ediyorlar. Eğer grubunuz çok zayıfsa bütün bu eksiklere rağmen para yapabilirsiniz. Teorilerinizi insanların çok gözüne sokmadan oynamayı başarabilirseniz, siz de mental olarak onların seviyesine inebilirseniz yüklü bir pot değeri olan bir şuet’te para kazanırsınız. Ama bunu yaparken bu yukarda saydığım nedenlerden ötürü gerilmemeniz, sinirlenmemeniz gerekir. Aralarda defalarca kazanacağınız oyunları bu sebeplerden kaybedeceksiniz çünkü. Ama gün sonunda yekünü alırsanız genelde artıda olacaksınız. Sizin amacınız büyük oyuncu olmaksa gene de uzak durun bu illetten derim.

Üçüncü yazı çok yakında 😊 !!!

Fotoğraf GammonLife'da yayınlanan bir yazıdan bu yazıdan alınmıştır. Ünlülerin bu şuet'inden görüntülenen fotoğrafın alt yazısı şöyledir:

Not your everyday chouette - backgammon greats (L to R) Frank Talbot, Ray Fogerlund, Jake Jacobs and Carter Mattig - and yes the cubes did fly.

Yine Gel Oynayalım Affan Abi 🙏

Affan abimi (İsmail Affan Başak) bugün 12:59 ‘da Bebek Camii’nde kılınacak öğle namazı ile toprağa veriyoruz. Antalya’da yaşıyorum, ailevi sebeplerden dolayı katılamayacağım. Aile demişken fazla konuşamıyorum 🙁

Edinilmiş bir aile verdi tavla bana. Bu ailemin en kıymetlisi de Affan abim oldu. “Bey” dedirtmezdi bana. Eğlenmeyi ve öğrenmeyi başaramadıklarımın kılavuzu. Bu dünyada duyduğum en güzel iltifatı ondan duydum. Keşke seni daha önce tanısaydım dedi bir gün durup dururken.

Nur içinde yat, fazla bekletme yine gel Affan Abi. Neşeyi bizden esirgeme. Mesafe dediğin nedir ki? Bedenden yola çıkmayana mesafe nedir? İki sene önce Antalya’ya taşınınca çok büyütmüşüm olanı biteni. Ona özel en sevdiği parçayı icra etmiştim dans edilesi. Her görüştüğümüzde mutlaka terennüm ederdi. Ruhuna varsın.

2015 yılında Affan abi ile Kıbrıs ‘da hayatın bütün boyutlarında fink attığımız bir turnuva yaşadık. Leyla’dan geçeyazdık. Aşağıdaki kapak fotosuyla yazdım ve evinde ona okudum. Şu anda tavlavehayat’ta yazılar okuyabiliyorsak bu onun inanılmaz katkıları sayesindedir. Tavla ailemiz olarak senden çok şey öğrendik. Orada tavla oynamayı ihmal etme 🙂

Leyladan Geçeyazdım

Söz İlham İrem’den bir parça ile bitti 🙁

Şanssızlığa Teslim Olmak

İyi oyun ‘şanslı zarları’ artırıp kötü zarları azaltır. Kaybeden oyuncu sürecin farkında değilse eğer olan biteni kendisinin şansız, rakibin de çok şanslı olduğunu söyleyerek açıklamaya çalışır. Örneğin rakibin bir açığını kıramamayı çok büyük şansızlık olarak görürken, en olası kırma ihtimalinin bile (6 pip uzaklık – yüzde 47) yüzde 50’nin altında olduğunu bilmez. Hamlelerini olasılık hesaplarından bağımsız ‘içinden geldiği gibi’ yapanlar kaybetmeye ve sonuçta kendini şansız olarak tanımlamaya mahkum olur. Kötü oyun da kaçınılmaz olarak kişiyi şanssız hissettirir. Peki şansız hissetmek oyunu nasıl etkilemektedir?

Chelsea Wald’ın ‘How to be Lucky’ isimli makalesi şanslı veya şansız hissetmenin bilişsel süreçler üzerindeki etkisini konu alıyor. Makalede anlatıldığı üzere Psikolog John Maltby 2013 yılında yaptığı bir araştırmada kendini şanssız hissedenlerin diğerlerine göre daha az yaratıcı düşünceye sahip olarak görevler arasında geçiş yapma yeteneklerinin daha kısıtlı olduğu sonucuna ulaşmış. Maltby 2015 yılında gerçekleştirdiği bir başka deneyde ise kendini şanslı ve şansız olarak tanımlayan 10’ar öğrenciyi denek olarak kullanarak şanslı olduğunu hisseden öğrencilerin beyinlerinde daha fazla elektriksel aktivite olduğunu saptamış. Maltby bu durumu ‘şansız olduğuna inanan insanların bunu değiştirmek için yaratıcı düşünmeye ve çözüm üretmeye gerek duymamalarıyla’ yani başka bir deyişle şansızlığa teslim olmalarıyla açıklamış. Özet olarak, bu araştırmalar sonucunda, kötü oyununun kişiyi şansız hissettirmesinin yanında, şansızlık hissinin de ilginç bir biçimde kötü oyunu beslediğini görüyoruz.

Öte yandan Victoria Prowse ve David Gill tarafından yapılan cinsiyet rolünün etkisi üzerine bir başka ilginç araştırma ise bilgi ve şansın bir arada olduğu oyunlarda kaybeden kadınların erkeklere göre şansızlık hissine daha kolay teslim olduğunu, ve şansız olarak kaybettikleri oyunlardan sonra daha düşük bahisler için bile tekrar oynamaktan kaçındıklarını ortaya koymuş. Belki bu araştırma, sadece geleneksel Ortadoğu’da değil modern batı toplumlarında dahi neden çok az kadın oyuncunun tavla turnuvalarına katıldığı ve Giant listesinde Akiko Yazawa dışında neden başka bir kadın oyuncu olmadığı konusunda bize bir fikir verebilir.

Not: Bu makale ile tanışmama vesile olan Phil Simborg’a teşekkürler.