İyiler Düşeş Atar

Geçtiğimiz günlerde 43. Monte Carlo Dünya Şampiyonası düzenlendi. Japon kadın oyuncu Akiko Yazawa 4 yılda iki kez dünya şampiyonu olarak çok büyük bir başarıya imza attı. Final maçının analizinde hata oranının rakibine göre çok daha az olduğu ve dünya şampiyonluğunu hak ederek kazandığını gördük. Turnuvanın direktörü Arda Fındıkoğlu ödül töreninde Akiko’ya kupasını verdikten sonra ondan birkaç kelime söylemisini isterken ‘konuşmak şampiyon olmaktan daha zor olabilir’ demişti. Haklıydı da. Konuşacak şey çoksa anlatmak da o kadar zorlaşıyor olabilir. Kısacık konuşmasına Akiko ‘kanser tedavisi görürken doktorlar bana yüzde 50 yaşama şansın var demişti ama şimdi buradayım’ diyerek başladı. Akiko daha önce yayınlanan bir başka röportajında ise 2014 yılında Dünya Şampiyonu olduğu turnuvada kemoterapinin yan etkileri yüzünden oyuna nasıl konsantre olmakta zorlandığını, final maçında ise çok kötü bir zar atıp herkesin kaybedeceğini sandığı sırada, en kötü durumda bile en iyi seçeneği bulmaya çalıştığını ve sonunda kazandığını anlatmıştı.

2012 Dünya Şampiyonsaında bu sefer başka bir Japon oyuncu Michito Kageyama final masasındaydı. Uzun süre açık ara önde götürdüğü maçı 25-21 kaybetmiş ve alışık olduğumuz sürekli gülen yüzünü ilk defa bu kadar üzgün görmüştük. Final maçının analizinde rakibine göre çok daha aaz hata yaparak PR 4.0 ile oynamasına karşın birkaç gün sonra sosyal medya üzerinden yayınladığı mesajında söyledikleri oldukça ilginçti. Michi kendini destekleyen insanlara teşekkür ederken, iyi oynamadığı imasında bulunup daha önce 25 sayılık bir maçı çok daha az hatayla (1,8 PR) oynadığını, bundan sonra bu turnuvayı kazanmak için daha fazla moitavasyonu olduğunu, daha çok çalışarak yeteneklerini geliştireceğini, fiziksel ve zihinsel olarak daha güçlü olmak için uğraş vereceğini söylemişti. Michi bunları yazarken 50 yaşındaydı ve zaten dünyanın en iyi üç oyuncusundan biri olarak kabul ediliyordu. Final maçını da rakibinden çok daha iyi oynamış (4.0 PR) ve şans biraz daha rakibinden yana olduğu için kaybetmişti. Eğer kendisi şu an devler listesinde dünyanın en iyi birkaç oyuncusundan biri olarak kabul ediliyorsa bunun nedeni zar gibi kontrol edemeyeceiği dışsal nedenleri bir kenara bırakıp her koşulda elinden gelenin en iyisini yapabilmenin arayışında olmasıdır.

Michihito Kageyama
Michihito Kageyama

Yine geçtiğimiz günlerde dünyanın en önemli matematikçilerinden Ali Nesin çok özel bir başarıya imza atarak matematiğin oscar’ı kabul edilen Leelavati ödülünü aldı. Ana akım medyanın büyük bir çaba ve otosansürle görmezden geldiği bu anlamlı ödüle konu inanılmaz başarı öyküsünü Ali Nesin’in ağzından ve maleesef sadece İngilice yayınlanan kısa bir belgeselde dinleme fırsatı buldum. Matematik Köyü’nden bahsediyordu Nesin; bu fikir ortaya çıkınca her türlü engele rağmen birçok insan yardım etti, sonunda herşey yolunda gitti ve sürekli olarak düşeş attım. Her zaman iyilerin düşeş atması ve kazanması dileğiyle.

Geç Kalmış Bir Teşekkür Yazısı

2015 yılında düzenlenen 1. Bursa Açık Tavla turnuvasındayım. Sabahın köründe geldiğim turnuva otelinin sıcacık termal havuzunda fazlaca takılmış, sonra da odamda yorgunluktan sızıp kalmışım. Gözümü açtığımda turnuva başlamak üzere.. Can havliyle Hakan Kahyaoğlu’nu arayıp kaydımı yaptırmasını söylüyorum. Geç kaldığımı ve kuraların biraz önce çekildiğini duyunca telefonu yatağın öbür ucuna fırlatıp kaldığım yerden uyumaya devam ediyorum. Uyku o kadar güzel ki turnuvayı kaçırdığıma üzülmüyorum bile. Beş dakika sonra telefonumdan mesaj sesi geliyor, ftbgsystem 1. Tur maçım… Hemen ardından da Hakan arıyor, kuraların benim için tekrar çekildiğini ve hemen salona gelmemi söylüyor…

Ben uykuma kaldığım yerden devam ederken Hakan koşarak Fuat Erdağ ile konuşmuş, Fuat abi salona durumu anlatıp kuraların yenilenmesi hakkında bir oylama yapmış, söylenene göre herkes kuranın tekrarlanması için oy vermiş, hatta bazı arkadaşlar iki elini birden kaldırmış…Kapalı oylama olsa biraz fire olurdu belki ama sonucun yine bu şekilde çıkacağını düşünüyorum.

Turnuvanın kaderi değişeceğini varsayarak bir kişi için kuraların yenilenmesi ne kadar doğru hala bilmiyorum ama herhangi biri için ben de bu şekilde oy verirdim sanırım.Tartışmalı bir konu… Yine de ben oy birliği ile alınan kararı üzerime alınarak sevindiğimi itiraf etmeliyim, en azından düşmanımın olmadığını gördüm diyelim. Başta Hakan ve Fuat abi olmak üzere orda bulunan herkese çok teşekkür ederim.

Kuraların yenilenmesinden herkes iyi veya kötü bir şekilde etkilenmiştir şüphesiz, ancak doğrudan etkilenen kişi ilk kurada bye çekerek birinci turu maç yapmadan geçmesi gereken Erkul Şen’di. Maçım bitince İlk fırsatta yanına gidip kusura bakmamasını rica ettim. Sağolsun o da nezaket gösterip zaten ilk turda bye çekmek istemediğini böyle daha iyi olduğunu söyledi ve gülümseyerek o bana teşekkür etti. Oysa hepimiz biliyoruz ki bye hakkı hangi turda gelirse gelsin çok değerlidir. Kendisine bu vesileyle nezaketinden dolayı tekrar teşekkür ederim.

Kuraların yenilenmesinden sonra ilk maçını kaybedenlerden onlarca kişi şakayla karışık benim yüzümden kaybettiklerini söylerlerken ne kadar ciddilerdi bilemiyorum ama daha güçlü bir oyuncuyla eşleşmişlerse bunda haklılardır da. Yeni eşleşmeler sonucunda kazananların ise akıllarına geldiğimi hiç sanmıyorum,sadece Cihantaç Eroğlu’nun sayemde kazandığını söylediğini hatırlıyorum. Başarısızlığı dışsal nedenlere atfederken başarıyı sahiplenen bu tutum aslında şans faktörünün çok etkin olduğu tavlada bizler için çok da yabancı bir durum değil. Kaybetmesinin nedenini maçı izleyen bir kişinin bakışlarına, veya yaydığını iddia ettiği negatif enerjiye, zarın rengine bile bağlayanların aramızda olduklarını düşününce..Tam da bu noktada MichitoKageyama’nın kıl payı kaybettiği Dünya Sampiyonası finalinden sonra paylaştığı o enfes mesajı hatırlamak gerekir belki de. Bir sonraki yazının konusu da bu olsun…

Yan Kit Chan ile Baş Başa – Onur Vurur röportajı

[Onur Vurur] Seni birkaç yıl önce İstanbul’da düzenlenen bir turnuvada tanımıştık. Görme engelli birinin tavla oynuyor olması insanlara ilginç gelmiş ve seni çok sempatik bulmuştuk.

[Yan Kit Chan] İlk fırsatta tekrar gelmek istiyorum. Doğrusu istersen ben de Türkiye’de görme engeli bir oyuncunun olmamasına şaşırmıştım.

 

[OV] Tavla Türkiye’de çok yaygın. Turnuvalara katılmasalar dahi mutlaka tavla oynayan görme engelli oyuncularımız vardır diye düşünüyorum. Tavla dışında ne yapıyorsun?

[YKC] 33 yaşındayım. Rakuten isimli bir firmada pazarlama üzerine çalışıyorum.

 

[OV] Tavlayı nasıl öğrendin peki? Zor olmalı. Ortadoğu ülkeleri dışında çok yaygın olarak oynanan bir oyun olmadığını da düşünürsek…

[YKC] Okuldan bir arkadaşım öğretti, sanırım 18 yaşındaydım. Birçok masa oyununu severek oynarım, favori oyunum ise satrançtır. Arkadaşlarımla her fırsatta tavla oynadım, ama 6 yıl kadar önce canlı bir turnuvaya katılmaya karar verdim.  Tek başıma Londra Açık turnuvasına katılmaya gittim. İnsanlar daha önce hiç görme engelli biriyle onanamamışlardı ve benimle ne yapacaklarını bilemediler ilk başta. Sonra oynamamın mümkün olabileceğine karar verdik birlikte, ve normal olarak onamaya başladım ve yaptım 🙂 Daha önce birçok masa oyunu oynamış olmamın tavlayı öğrenmeme yardımcı olduğunu düşünüyorum.

 

[OV] İki defa maçını izleme şansım oldu. Yakın zamanda British Open’da final oynadın ve kıl payı şampiyonluğu kaçırdın. Bunun için seni tekrar tebrik ederim. O maçta rakibin bir pulu yanlış oynadı ve sen bunu fark ederek uyardın. Bu gerçekten çok ilginçti 🙂

[YKC] Teşekkür ederim. British Open’da iki defa final oynadım. Çok şanslıydım 🙂

 

[OV] Gerçekten mi! Diğeri ne zamandı?

[YKC] 2015 yılıydı. İlk defa Master kategorisinden katıldığım turnuvaydı. Daha önce de 2014’de Orta Kademe şampiyonu oldum.

 

[OV] Tebrikler! İlk defa oynayan biri için çok önemli bir başarı. Son final maçına dönersek…  Pulun yanlış oynandığını nasıl fark ettin?

[YKC] Bütün pulların yerini hatırlayamam ama en önemli pulların nerde olduğunu bilirim 🙂 Rakip bu hatayı yapınca fark etmek benim için hiç zor değildi çünkü çok barizdi. Her seferinde pulların nerde olduğunu unutuyorum 🙂 Eğer yorgun değilsem artık bu çok sık olmuyor.

 

[OV] Tavlaya nasıl çalışıyorsun.? Analiz programı kullanıyor musun mesela?

[YKC] eXtremeGammon (XG) kullanıyorum. XG ‘yi geliştiren Xavier nezaket gösterip bu programı benim kullanabileceğim hale getirdi. Komut girebileceğim bir satır oluşturdu. Örneğin 24/18 13/11 yazıyorum ve ona göre program hamle yapıyor. Okuyabileceğim herhangi bir tavla kitabı olmadığı için program dışında çalışabileceğim bir kaynak yok. Bir de bana fikir verebilecek insanlarla konuşuyorum tabii.

 

[OV] Aynı zamanda da zar, puan tablosu ve saat işlevleri olan BG Buddy programını kullanıyorsun. Bu program hem zar atıyor hem zarın ne geldiğini söylüyor. British Open finalinde kullandığını görünce merak edip inceledim. Özellikle istatistik bölümünü çok beğendim. Ben de kullanmaya başladım ve bütün maçlarımı oraya giriyorum artık. Kiminle, ne zaman, nerde maç yapmışım telefonumdan kolayca görebiliyorum.

[YKC] Evet bu program işimi çok kolaylaştırdı. Geçmişte zarı attıktan sonra ne zar geldiğini insanların söylemesini bekliyordum, bu gerçekten yorucu bir süreçti. Şimdi sadece bir tuşa basıyorum ve maça daha çok konsantre oluyorum.  Ancak bazı insanlar telefonun attığı zara pek güvenmiyorlar. Bu anlaşılabilir bir durum.

 

[OV] Maalesef öyle. Özellikle internet üzerinden oynanan maçlarda zarın normal olmadığına inanlar çok fazla. Oysa biraz düşününce programın oyunun gidişatına göre zar belirlemesinin hiç de kolay olmayacağı çok açık.

[YKC] Dürüst olmak gerekirse, eğer biri hile yapmak isterse zarın bir tarafını daha ağır yaparak bunu daha kolay gerçekleştirebilir. Güven hep var. Bende daha fazlası var çünkü benim hatalı hamleleri herkes gibi normal olarak farkedebilmem daha zor.

 

[OV] Umarım bir turnuvada eşleşiriz ve seninle oynama fırsatımız olur. Teşekkür ederim bu güzel sohbet için.

[YKC] Benim için zevkti. En kısa zamanda bir turnuvada görüşürüz umarım.