Büyük Oyuncunun Turnuvada İşi Ne?

Her bir profesyonel tavla oyuncusunun ortalama bir PR ‘si (Performance Rating – Hata Oranı) vardır. Bu oran eXtremeGammon (XG) adı verilen (veya onun türevleri başka programlar) analiz programı tarafından maç esnasında yaptığınız hatalara göre hesaplanan, uzun maçlar serisi sonunda ulaşılan (en azından 100 oyun) ve sizin oyun gücünüzü yansıtan bir rakamdır. Dünya çapında, gerçek anlamda bu işten ekmek yemek, mesleğe çevirmek isteyen bir oyuncunun ortalama PR ‘si kesinlikle 6 ‘nın hatta mümkünse 5 ’in altında seyretmesi gerekmektedir. Bu ortalamada oynayan bir oyuncuysanız size artık rahatlıkla ‘master’ sıfatı verilebilir (Türkçe’ de üstat olarak geçer) ve ay sonunda kazandığınız ve kaybettiğiniz oyunları kağıdın iki tarafına yazarsanız artı (+) hanenizin daha ağır bastığını göreceksiniz.

Peki uzun uğraşlar, çalışmalar sonucunda bu seviyede bir oyuncu olmayı başardınız diyelim, o zaman sizin yeriniz neresi? Veya başka bir değişle siz bu tavlayı nasıl oynamalısınız? Bu seviyeye gelmek gerçekten uzun uğraşlar, seneler hatta binlerce oynanmış oyun ve bunların analizini gerektirdiğinden artık bu kıvamda sizin para kazanmadan sadece ego için veya title için oynamanız imkansız. Bu Messi ’nin sampiyonlar ligi maçı sonrası arkadaşlarıyla halı-saha maçı yapması veya Enrico Iglesias ’ın verdiği büyük bir konser sonrası okul korosunda şarkı söylemesi gibi bir şey. Sizin artık para kazanma zamanınız gelmiş demektir. Bunun için 3 tane opsiyonunuz var; Turnuvalar, 1’e 1 ‘ler ve chouette ’ler… Bu yazımda sizlerle turnuva oyunculuğundan neden uzun vadede para kazanılamayacağını anlatacağım. Sonraki yazılarımda ise sırasıyla chouette (şuet) ‘leri ve 1’e 1’ leri artı ve eksileriyle irdeleyeceğim.

Bir turnuvaya gitmek için, eğer turnuva oturduğunuz şehirde değilse ki ekseriyetle bu böyledir, bir kere yol masrafınız garantidir. Bunun yanında ortalama bir turnuvanın 4 gün sürdüğünü düşünürsek (Dünyadaki turnuva takvimi genelde Perşembe-Pazar’dır) en az 4 gün olmak üzere turnuva otelinde ya da oraya yakın başka bir otelde konaklamanız da kesindir. Yediğiniz, içtiğiniz şeyleri de buna eklersek zaten hatırı sayılır bir rakama şimdiden ulaştık bile. Havaalanına gidiş, geliş, o yorgunlukla atlanılan taksiler, oralarda içilen kahveler, yakınlarınıza yaptığınız alışverişleri hiç saymıyorum bile. Gelelim turnuva ücretlerine; o aktiviteye katılmak için de giriş parası (entry fee) ve bunun üzerine %15-20 gibi kayıt parası (registration fee) ödüyorsunuz. İşin kötüsü derece yaptığınız zaman (ki onu da becerebilirseniz eğer) size verilen ödül sadece giriş parasını baz alınarak veriliyor. Bu saydığımız diğer masraflar, organizatörlerin haliyle umurlarında olmuyor. Şimdi gelelim büyük oyuncu olarak sizin o turnuvada para alma ihtimalinize; ortalama bir turnuvada katılımcı sayısı 100-150 arası oluyor. Logaritmik olarak bu rakamı 2’ nin üstel fonksiyonlarından birine yuvarlarsak 128 diyelim biz ona. Bu da 2 üzeri 7 yani geçmeniz gereken 7 tura tekabül ediyor. Her bir turda ortalama gelecek rakibin sizden 1 tık veya 1den fazla tık zayıf olacağını varsayarsak her biri turu geçme ihtimaliniz aşağı yukarı %60 diyelim.. Ödül almanız içinde en kötü bir yarı final civarını görmeniz gerektiğinden sizin para alma olasılığınız 0.6^5 = 7/100.. (Yüzde 7).. Bunu hesaplarken katılımcı sayısını minimize, sizin oyuncu gücünüzü de maksimize ettim. Eğer bu oranları biraz daha ortalamalara getirirsek sizin çok güçlü olmayan bir turnuvada para ödülüne girme ihtimaliniz istediğiniz kadar büyük oyuncu olun yüzde 5 ‘leri geçmiyor maalesef. Yaptığınız onca masrafı da düşünürseniz turnuvalar para kazanma yerleri olmak yerine, eğlence veya sosyalleşme yerleri dışında bir yer olmaktan öteye geçmiyor. Tabi 1’e 1’ de yolabiliceğiniz bir “fish” (“patates” – çömez, acemi, olduğundan daha iyi olduğunu sanan veya kaybettiğine aldırmayan oyuncu) bulursanız orası ayrı! 😊 O nedenle dünyanın bütün büyük oyuncuları artık turnuvalardan yavaş yavaş uzaklaşmaya veya daha kısa metrajlı, katılımcı sayısının çok az olduğu, ekstra masrafların minimize edilebileceği turnuvalara yönelmeye başlamışlardır. Bu da saydığımız etmenleri düşünürseniz son derecede mantıklıdır.

Eğer benim gibi siz de TC vatandaşıysanız- ki bu yazıyı Türkçe bir şekilde okuyabiliyorsanız şu an öylesinizdir- maalesef bizim paramızın değeri rekabet etmeye çalıştığımız insanların para değerlerinden fersah fersah daha düşük olduğundan, bizim harcamalarımız onların 4.5 katı (Euro ’ya göre) daha fazla gibi oluyor. Buda aslında yüzde 5 olan şansımızı daha büyük risk altına girmekten dolayı psikolojik olarak da düşürüyor.

Turnuva oynamak yüksek seviyede oyunculuk yanında çok ciddi psikolojik etmenler de gerektirmekte. Gün içerisinde arka arkaya çok sert ve yıpratıcı maçlar oynadığınız için uykunuza ve beslenmenize çok dikkat etmeniz lazım. Maçınızı bitirdiğinizde hemen turnuva salonundan uzaklaşıp, yeni maçınıza kadar odanızda istirahat, müzik dinleme gibi aktiviteler yapmanız gerekiyor. Benim de içinde bulunduğum bir grup arkadaş, diğer devam eden arkadaşlarının maçlarını seyredip, pozisyonlar hakkında yorum yapıyorlar. Bu çok büyük hatadır. 2018 itibariyle ben de bunu bırakmaya karar verdim….
Turnuvalarda yapılan en büyük yanlışlardan bir tanesi de herhangi bir aktivitede devam ederken bir diğerine saldırmaktır. Örneğin eğer main’ de (ana aktivitede) devam ediyorsanız çiftler, süper jackpot ya da mini jackpot’ lar gibi sizi gereksiz yoracak diğer aktivitelere hiç bulaşmayın… Eğer elenirseniz, yorgunluk ve istek durumunuza göre diğerlerini planlayın. Uzun lafın kısası turnuvalara para kazanmak için değil sosyalleşmek veya müşteri bulmak için gidin 😊